Dadaş, kendi göbeğini kendi kesti!

Kafadan kestirip atıyorum. Osman Çelik Erzurumspor’un savaşçısı…

 

Ne diyordu Osman Çelik: “Bu şehir şampiyonluklarda hep zoru başardı. Yine başaracağız.”

 

Eee, Osman Çelik böyle konuşur da İbrahim Akdağ boş durur mu?

 

İbo ne diyordu:

 

“Savaşacağız. 62 puana ulaşıp sonunu bekleyeceğiz.”

 

Evet! Erzurum kendi göbeğini kendi kesecekti!

 

Rakiplerine bakmayacaktı.

 

Çünkü Erzurumspor’u Süper Lig yolunda galibiyetten başka hiçbir sonuç kesmiyordu.

 

***

 

Bu umutla çıktı Dadaş sahaya…

 

Meslek büyüğümüz Vedat Refayeli’nin meşhur sözü vardır.
İlk yarı ne Erzurumspor oynamış olsun ne de biz böyle bir ilk yarıyı izlemiş olalım.

 

Aynen öyle oldu Atatürk Stadı’ndaki karşılaşmanın ilk yarısı…
Final maçından uzak bir görüntü vardı.

 

Altay vasattı.

 

Erzurumspor ise vasatında altındaydı.

 

Mavi-beyazlılar, ilk yarı hep rakip karşılayan taraf oldu.

 

Kaleci Cihan yere yatmadı desek abartmamış oluruz.

 

Oysa Altay’ın net fırsatları vardı.

 

***

 

Bilmem belki de Şifo Hoca’nın Erzurumspor’da bugüne kadar çalıştığı süre içinde, en kısır maçı olmuştur, Altay karşılaşmasının ilk yarısı…

 

***

İkinci yarıda Teknik Patron Mehmet Özdilek’in Rashad Muhammed’i oyuna alması ile birlikte Dadaş, Altay defansını tehdit etmeye başladı.

 

İlk yarıda iki kez bindirme yapan ve Erzurumspor kalesinde Sehic’e iki kez zor anlar yaşatan Abdulkerim Bardakçı, adeta yerinden kıpırdamaz oldu.

 

Rashad Muhammed fuleleri ile Altay defansına zor anlar yaşatmaya başladı.

 

Siyah-beyazlıların gardı düştü.

 

Paniklemeye başladı. Altay korkunca Erzurumspor, daha bir güvenle sokuldu rakip kaleye…

 

Dakikalar 68’i gösterirken, o ana kadar belki de Erzurumspor’un en kayıp ismi olan İbrahim Sissoko, o sihirli sol ayağı ile Ömer Şişmanoğlu’na öylesine süper bir pas çıkardı ki, Ömer de o serviste meşin yuvarlağı şık bir dokunuşla filelerle buluşturdu.

 

Ehh! Bu gol Dadaşın aradığı bir goldü.

 

Golü bulunca daha bir öz güvenle topa sahip oldu. Obe yine klasını konuşturan hareketler yaptı. Murat ve İbrahim’in adeta koşmaktan 38 dereceye kadar varan sıcakta adeta ciğerleri patladı.

 

Osman çelikten bir zırh gibiydi.

 

Kaptan Sehic, kurtarışları ile gemisini kurtaran adam oldu.
Belki ilk yarıdaki o sönük, bitik futbolu görünce Şifo Hoca’ya sinirlendik ama gördük ki, Mehmet Hoca dersine hakikaten iyi çalışmış.

 

Sonuçta Erzurumspor kendi göbeğini kendi kesti.

 

Şampiyonluk kupasının bir kulpundan tuttu. İnşallah, Ümraniye maçında o kupa havaya kalkacak.

 

Dadaş, binbir entrikalarla düşürüldüğü Süper Lige bir sezon aradan sonra yeniden dönecek.

 

Bir aksilik çıkmazsa…

 

Şimdiden tebrikler Erzurumspor…

 

Teşekkürler Mehmet Özdilek…

 

Tebrikler tüm futbolcu kardeşlerim.

 

Bir parantezde yönetime açarak ayrılıyorum huzurlarınızdan.

 

Teşekkürler gecesini gündüzüne katan ve maddi desteğinin yanı sıra tüm mesaisini kulüp için harcayan Hüseyin Üneş ve ekibi…

 

Başarının en büyük kahramanı Hüseyin Üneş’tir.

 

İstanbul ile Erzurum arasında mekik dokudu. Pandemi döneminde haftalarca evinin yolunu unuttu. Çocuğunun yüzünü göremedi.

 

Bu onur şeref senin Hüseyin Üneş…

 

Tabi Valimiz Okay Memiş ile Onursal Başkanımız Mehmet Sekmen’i de teğet geçmiyoruz.

 

Size de teşekkürler efendim.

 

Son kutlamam ise Mehmet Altıparmak’a…

 

Erzurum ve Gazişehir’den sonra Hatay’ı da Süper Lige taşıyan Mehmet Altıparmak’ı da tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum. 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.